burjj

Yengeçler ve Sandıklarımız

Yıllardır Yengeç burcu hakkında aynı şeyleri duyuyoruz.
“Duygusal.”
“Evcimen.”
“Alıngan.”

Sanki bütün Yengeçler akşam sekizde battaniyenin altına girip eski sevgililerine şiir yazıyor. (Olabilir. Bazen. Çok da ihtimal dışı değil.)

Ama durum biraz daha karışık.

Tatlı Yengeçlerin doğduğu bu cümbüşlü temmuz ayında gelin bu burcun orijinalini tanıyalım. Arkadaşınız, sevgiliniz, kardeşiniz, exiniz ya da iş arkadaşınız bir Yengeç ise artık bazı şeyleri yanlış yorumlamayı bırakalım.

1. Yengeç alıngan değildir. Hafızası iyidir.
Yengeç sana kırılmaz. Hafızası iyidir. Senin adına beyninde küçük bir klasör açar. İlk notlardan biri şöyle olabilir: “3 Ağustos 2023 – Ses tonu bir tık soğuktu.” Sonra hayat devam eder. Sen unutursun. O unutmaz. Çünkü Yengeç’in hafızası olay değil, duygu kaydeder. Arşiv sessizce büyür. Gün gelir yıllar önce yaşanan minicik bir olay, yepyeni bir tartışmanın içinde usulca masaya gelir. Alınmak bir dakikadır. Yengeçlik ise ömür boyudur.

2. Yengeç sessiz değildir. Vazgeçmiştir.
Bir Yengeç tartışırken sustuysa büyük ihtimalle seni ikna etmekten vazgeçmiştir. Çünkü normal şartlarda elindeki bütün delilleri çıkarır, örnek verir, hislerini anlatır. Hiçbirini yapmıyorsa enerji tasarrufuna geçmiştir. Ama ortada tartışma bile yokken durduk yere sessizleştiyse… İşte orada kabuğunu toplamaya başlamıştır. Dışarıdan sessizlik gibi görünür. Aslında içeride valiz toplanıyordur. Gitmesine üç dakika falan kalmıştır.

3. Yengeç kıskanç değildir. Düzeni bozulmuştur.
Yengeç insanlara değil, rutine bağlanır. Her akşam saat 20.00’de arayan biri bir gün 20.37’de ararsa sisteme “beklenmeyen hata” düşer. Üstüne bir de “Sorun ne?” diye soruluyorsa… Geçmiş olsun. Sorun tektonik. Çünkü Yengeç için sevgi biraz da istikrardır. Düzen bozulunca alarm çalmaya başlar. Şu düzeni bozmayın. Herkes rahat etsin.

4. Yengeç evcimen değildir. Sinir sistemini şarj ediyordur.
Battaniye. Kupa. Loş ışık. Bir adet dizi. Bu romantik bir akşam planı değil. Yengeç burçları için şarj istasyonudur. Bütün gün herkesin duygularını anlamaya çalış, kendi içinde hazmet, sorunlarla debelen, debelenirken sevgide kalmaya çalış falan derken batarya kırmızı ışık oluyor tabii ki. Yüzde üçle dolaşan bir telefon sahibi bile bu kadar priz aramıyordur. Yengeç için şarj istasyonuna ulaşmak o yüzden ölüm kalım meselesidir.

5. Yengeç romantik değildir. Delil biriktiriyordur.
Eski mesajlar. Konser biletleri. Kurumuş çiçekler. Sipariş fişleri. Google Maps geçmişi. İlk buluşmada içilen kahvenin fotoğrafı. Bunlar sadece anı değildir. Yengeç burçları için arşivdir. Bir gün biri çıkıp “O kadar da güzel değildi.” derse sistem otomatik olarak çalışır. Klasör açılır. Tarihler çıkar. Fotoğraflar bulunur. O romantik hava da bir anda bilirkişi raporuna dönüşür. Çünkü Yengeç sevgisini büyük cümlelerle değil, hiçbir detayı unutmadan yaşar.

6. Yengeç manipülatif değildir. Olayları kronolojik sırayla anlatıyordur.
“Ben sadece olanı anlatıyorum.” der ve gerçekten de öyledir. Sadece olayı başından anlatır. Ara sıcaklarını da ekler. Yan karakterleri de tanıtır. Hava durumunu da söyler. Arka planda çalan şarkıyı da unutturmaz. Çünkü ona göre bağlam olmadan hiçbir olay anlaşılamaz. Bölüm biraz uzun sürer. Ama final geldiğinde herkes aynı cümleyi kurar. “Tamam ya… haklıymışsın.”

 

7. Yengeç özür dilemez. Kek yapar.
Yengeç için bazı cümleler mutfakta kurulur. Çay demlenir. Kek fırına girer. Meyveler kesilir. Bu canı tatlı çektiği için değildir. “Haklısın.” demenin biraz daha tereyağlı hâlidir. Çünkü Yengeç’e göre bazı kırgınlıklar konuşarak değil, aynı masada oturup bir dilim kek paylaşırken çözülür. O yüzden tartışmanın ertesi günü mutfaktan kek kokusu geliyorsa, bilin ki bu sadece tatlı değildir. Sessizce uzatılmış bir barış teklifidir. Bazı özürler kelimelerle gelir. Bazıları kekle.

Özetle…
Belki de Yengeç’in en yanlış anlaşılan tarafı şu:
İnsanlar onun çok hissettiğini düşünüyor.
Aslında mesele hissetmesi değil.
Hiçbir şeyi tam kapatamaması.
Bazı insanlar yaşadıklarını geride bırakır.
Yengeç yanına alır.
Bir cümleyi.
Bir kokuyu.
Bir kahkahayı.
Bir hayal kırıklığını.
Hepsini kabuğunun içine yerleştirir.
Belki de bu yüzden kabuğunu hiç bırakmaz.
Çünkü evi sırtında değildir.
Arşivi sırtındadır.
İşte bu yüzden hiç kimseden tam anlamıyla gidemez.
Gitmez. (Yengeç burcu Sezen Aksu’ya selam olsun.)
Ama bunu sakın “Hiç gitmez.” diye yorumlamayın.
Çünkü yeterince dersini almış bir Yengeç’in duygusal bagajı yoktur.
El bagajı vardır.
Kabin boy.
Ve o valiz zaten çok önceden hazırlanmıştır.
Gittiği gün bavul toplamaz.
Sadece kapıyı kapatır.
Sonra da kimsenin beklemediği bir anda…
Başka bir sahilde, yeni kabuğunu yaptığı kumlardan story atar.

Dipnot: Tüm yaramazlıklarını o masum gülümsemesinin arkasına saklayanların burcu Yengeç. İyi ki doğdunuz.

Başa dön tuşu