spor

Zaaaten Voleybol Ülkesiydik

Biz aslında dün voleybol ülkesi olmadık; hep öyleydik. 2023 yazının o muazzam başarılarıyla ana akım medyanın kameraları salona çevrildi belki ama bu hikaye Neslihan Darnel, Özge-Gözde Kırdar kardeşler, Esra Gümüş’ler ile bugünlere geldi. Yıllardır gelişen, büyüyen, birbirine kenetlenen ve tüm bunlara rağmen inanılmaz mütevazı kalan bu kadınların, bugün ülkemizdeki tüm kız çocuklarına rol model oluşunu izlemek gurur verici.

2023’teki altın yazdan sonra düştük, kalktık, beklenti dağları aştığı için bazen altında kaldık, direndik ama olmadı… Ta ki bu yıla kadar. Ta ki seni görene ka.. 2023’te öğrendiğimiz en kritik şey bence şuydu: ‘Korkulmak’. Biz Türkler, sporda rakibin adından ya da büyüklüğünden çekindiğimiz an mental olarak oyundan düşen bir milletiz. Ama Filenin Sultanları bunu yıktı; kazansın ya da kaybetsin, sahaya girdiğinde diğer takımlardan korkmak yerine korkulan o takıma dönüştü.

Bu yıl Ebrar ve Derya gibi iki güçlü smaçörümüz, turnuvaya dahil olamamışken; Yaprak, Hande ve İlkin’in hem savunma hem hücumda yaptığı o doğaüstü işleri izledik. Vargas konusunu ise bence artık anayasal bir madde olarak kabul edip tartışmaya kapatmamız gerekiyor: Evet arkadaşlar, kendisi bu gezegenin en iyi pasör çaprazıdır, nokta!

Bu yazın voleybol açısından bu kadar lezzetli geçmesinin diğer yarısı da kesinlikle Efeler. Kimsenin erkek voleyboluna yüz vermediği dönemlerden beri onları takip eden biri olarak söylüyorum: Gözlerimizin önünde büyüdüler, takım oldular ve tıpkı Sultanlar gibi korkmamayı öğrendiler.

Burada Başantrenör Kovač için ayrı bir paragraf açmak şart. Sen nasıl bir adamsın Kovač? Oyuncuların zihnine kazıdığı ilk cümle şu olmuş: “Biz dünyadaki her takımı yenebiliriz.”

2024 VNL’de sadece 1 galibiyet aldığımız o zorlu dönemde, Kaptan Murat Yenipazar’ın canlı yayında “Lütfen bizi desteklemeye devam edin” derken gözyaşlarına boğulup röportajı tamamlayamayışı dün gibi aklımda. İşte o takımı bu yaz finallerde görmek, son olimpiyat şampiyonu Fransa’yı devirirken izlemek, sporda mental gücün ne demek olduğunun dersiydi.

Hediye villaları, özel uçakları, devasa sponsorlukları yok belki… Ama sahadaki o terin, o mücadelenin, 2 metrelik koskoca adamların çocuk gibi ağlamasındaki o saflığın karşılığı hiçbir şeyle ölçülemez. Türkiye’yi gerçekten, iliklerine kadar temsil eden iki milli takımımızın da her bir oyuncusunu ben olsaydım alınların öperdim.

Bu arada yanlış olmasın, ben milli takım kadınıyım, her koşulda her yerde, her sporda sonuna kadar desteğimi devam ettireceğim. Voleybolda önümüzde Avrupa Şampiyonası, basketbolda Dünya Şampiyonası var, Kalamış’a herkesi beklerim..

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu