spor

90 Dakikadan Moda Haftasına

Bir zamanlar futbol formasını giymek için önümüzde iki üç seçenek vardı: Maça gitmek, maç izlemeye gitmek ya da halı sahaya gitmek. Bugün ise durum biraz farklı. Forma artık tribünün dışında da gayet rahat dolaşıyor. Kot pantolonun, mini eteğin üstünde, vintage bir ceketin altında, hatta hiç futbol izlemeyen insanların üzerinde bile.

Futbol formasının moda dünyasına girişi aslında yeni değil. 1970’lerde kulüplerin taraftarlara resmi replika formalar satmaya başlamasıyla forma, sadece futbolcunun üzerinde gördüğümüz bir şey olmaktan çıkıp taraftar kimliğinin parçasına dönüştü. 1973-74 sezonunda Leeds United’ın resmi replika forma satışına öncülük eden kulüplerden biri olduğu düşünülüyor.

Ama asıl ilginç hikâye bundan sonra başlıyor. 1970’ler ve 80’lerde İngiltere’de gelişen Casual kültürü, futbol taraftarlarının stadyum dışında da ne giydiğine önem vermeye başlamasıyla spor ve gündelik giyim arasındaki sınırı bulanıklaştırdı. Taraftar kültürü, spor markaları ve sokak modası birbirine yaklaşırken futbol forması da yavaş yavaş yalnızca “taraftar kıyafeti” olmaktan çıktı.

Sonra internet geldi. 2020’lerin başında TikTok’ta retro futbol formaları, düz kesim jean’ler ve klasik sneaker’larla kombinlenen görünümler yayılmaya başladı. Bu estetiğe de “blokecore” adı verildi. Terim, İngilizcedeki “bloke” kelimesiyle internetin bitmek bilmeyen “-core” ekinin birleşiminden doğdu. Bir nevi “futbol tribünündeki adamın gardırobunu moda trendine çevirmek” gibi.

İşin ironik tarafı şu: Bu estetiğin referans aldığı kültür, başta bir moda akımı değildi. Bir futbol taraftarının takım formasını giymesi zaten stil yaratmak için yaptığı bir şey değildi. O forma onun takımını, mahallesini, şehrini ve bazen ailesini temsil ediyordu. Bugün aynı forma, hiç tanımadığı bir takımın renklerini taşıyan birinin üzerinde yalnızca “güzel bir parça” olarak görülebiliyor.

Yani forma, taşıdığı hikâyeden biraz kopup estetik bir objeye dönüşüyor. Ve moda dünyası da bunu kaçırmıyor. Wales Bonner’dan Balenciaga’ya kadar farklı markaların futbol estetiğine yönelmesi, formanın spor giyim ile yüksek moda arasındaki sınırı çoktan geçtiğini gösteriyor. Futbol formaları artık sadece futbol markalarının değil, moda dünyasının da ilgi alanında.

Müzik dünyası da bu dönüşümün önemli parçalarından biri. Çünkü futbol formasıyla müzik arasında zaten uzun zamandır tuhaf bir yakınlık var. Britpop döneminden bugünün pop yıldızlarına kadar forma, zaman zaman müzisyenlerin sahne ve sokak stilinin parçası oldu. Bugün Dua Lipa gibi isimlerin futbol formalarıyla görünmesi, formanın “taraftar kıyafeti” kimliğinden çıkıp popüler kültür nesnesine dönüşmesini daha da görünür hale getiriyor.

Bir de retro meselesi var. Bugün 90’ların veya 2000’lerin başındaki bir forma sadece eski bir forma değil. Bir dönemin renkleri, sponsorları, fontları ve tasarım anlayışıyla birlikte geliyor. O yüzden bazı formalar artık neredeyse birer nostalji objesi gibi davranıyor.

Belki de formaların moda dünyasında bu kadar rahat karşılık bulmasının nedeni tam olarak bu. Çünkü iyi bir forma zaten bir şey anlatıyor. Hangi şehirden geldiğini, hangi dönemde tasarlandığını, hangi futbolcunun onu giydiğini, hangi finalin hatırasını taşıdığını…

Moda ise uzun zamandır tam olarak bunu satıyor: Bir hikâye.

Sadece artık o hikâyeyi anlamak için ofsaytı bilmek gerekmiyor.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu