spor

Kaleci Oyuncu Var

Peter Schmeichel‘in ayakları kötüydü. Öyle bugünün kalecileri için “biraz daha iyi olsa fena olmazdı” seviyesinde değil. Top ayağına geldiğinde ondan oyun kurmasını bekleyen pek yoktu. Vuruyordu, gönderiyordu, işine bakıyordu. Ama dünyanın en iyi kalecilerinden biriydi.

1992’de Danimarka’nın Avrupa şampiyonluğuna uzanan hikâyenin en önemli parçalarından biri de oydu. Hollanda karşısında Van Basten’in penaltısını kurtardı, finalde Almanya’ya karşı kalesini kapattı. O dönemde bir kalecinin iyi olması için gereken şeyler belliydi: İyi eller, iyi refleksler, cesaret ve mümkünse biraz delilik. Ayaklar listenin pek üst sıralarında değildi.

Sonra futbol değişti.

Geri pas kuralı değişti ve kalecinin topu eline alıp oyunu soğutabildiği o küçük kaçış kapısı kapandı. Artık top ayağındayken de bir şeyler yapması gerekiyordu. Önce bu, kaleciler için mecburiyetti. Sonra yavaş yavaş oyunun bir parçasına dönüştü.

Futbol hızlandıkça kalecinin de kalesinden çıkması gerekti. Önce savunmanın arkasına atılan toplara yetişmek için. Sonra rakibin baskısını kırmak için. Derken geriden oyun kurmaya başladı. Neuer‘in ceza sahasının dışına taşan kaleciliği, bu dönüşümün en görünür hâllerinden biri oldu.

İşin ilginç tarafı, Schmeichel ailesinde bu değişimin iki farklı versiyonunu görebiliyoruz. Peter döneminin kusursuz kalecilerinden biriyken, oğlu Kasper da yıllarca Premier League’in en güvenilir kalecilerinden biri oldu ve Leicester’la şampiyonluk yaşadı. Ama Kasper’ın kariyerinde bile kaleciliğin artık sadece ellerden ibaret olmadığını görmek mümkün. Peter’ın döneminde eksik sayılabilecek bir özellik, Kasper’ın döneminde artık kalecinin paketinin bir parçasıydı ve belki de bu eksik yüzünden Kasper’i top 6 takımlarında göremedik.

Bugün iyi bir kalecinin yalnızca ellerine bakmıyoruz. Ayağına da bakıyoruz. Baskı altında topu nasıl aldığına, nereye oynadığına, oyunu ne kadar hızlı başlattığına bakıyoruz. Bazılarının ayağı gerçekten bir orta saha oyuncusu kadar iyi. Schmeichel’in zamanında kötü ayaklarla dünyanın en iyilerinden biri olabiliyordunuz. Bugünse kaleciden elleri kadar ayaklarını da konuşturması bekleniyor.

Yarın hangi kural değişir, futbol hangi açığını kapatır, kalecilerden daha ne isteriz bilmiyoruz. Ama bir gün kaleciler orta sahadan gol atmaya başlarsa, “Bunu da mı kaleciden bekliyoruz?” demeden önce Schmeichel’i hatırlamak gerekebilir.

Başa dön tuşu