sanat

Bazı Yollar Eve Çıkmaz

Gazapizm’in Dönmek İçin Eve albümünü dinlerken aklımda sürekli aynı soru dönüyor: İnsan gerçekten nereye döner?

Çünkü albümün adı bir dönüş vaadi taşısa da anlattığı şey, aslında bir yere varamamak bence. Bir eve, bir insana, bir geçmişe, hatta bazen kendi hayatına geri dönmeye çalışırken hiçbir yerde gerçekten “evinde” hissedememek.

Albüm için çekilen filmde bu duygu çok somut bir hâle geliyor. Gazapizm önce eski sevgilisi olduğunu düşündüğüm kişinin evine gidiyor; arkada Seni Özlüyorum çalıyor. Ardından annesinin evine geçiyoruz ve Bir Anne Sohbeti geliyor. Yani insanın “ev” diye düşünebileceği iki yere: sevdiği insanın ve annesinin yanına. Ama ikisi de bir dönüş noktası olmuyor. Çünkü bazen insanın aradığı şey bir evin kapısını açmak değil, o kapının arkasında kendine ait bir yer bulabilmek. Belki de evi olmayan biri, nereye giderse gitsin biraz evsiz hissediyor.

Bu albümün bende bıraktığı en ağır duygu da tam olarak bu oldu. Yıllardır içimde dolaşan, zaman zaman yalnızlık sandığım, zaman zaman huzursuzluk, zaman zaman da “bir şey eksik” diye tarif ettiğim hissin aslında bir yere ait olamamak olduğunu fark ettim izlerken. Bir yere, bir insana, bir hayata tam olarak yerleşememek. Hep biraz misafir, biraz dışarıda, biraz da geri dönmek üzereymiş gibi yaşamak…

Bir yandan belki de albümün en çarpıcı tarafı, bu “evsizlik” duygusunu tek bir şarkıya bırakmaması. Yarasa’da “Neresi kaybettim güvenli alan?” diye soruyor Gazapizm. Bence albümün bütün meselesi biraz da bu sorunun etrafında dönüyor: İnsanı ayakta tutan o güvenli alan nerede kayboldu? Müşkül’de bu kez “Ne paklar bizi bu, kim bizi saklar?” diye soruyor. Bir yerde korunma ihtiyacına, başka bir yerde saklanacak bir yer arayışına dönüşüyor mesele. Yaşatmadın Dünya’da “Bu yangın yerinde kaybettim yolumu” derken, Zabıt: 2 – Boşluk’ta karşımıza çıkan boşluk hissi de aynı yere bağlanıyor. Hatta albümün sonundaki “Bir kere insan / bir kere çıktı mı dönemez eve” fikriyle birlikte düşününce, “eve dönmek” fiziksel bir dönüşten çok daha imkânsız bir şeye dönüşüyor: Bir zamanlar güvende olduğun yere, hatta belki hiç güvende olmadığın bir yere, aynı insan olarak geri dönememek.

Bu albümdeki şarkılar aslında bize yeni bir duygu öğretmiyor. Zaten yıllardır taşıdığımız ama adını koyamadığımız bir duygunun adını söylüyor. İyi bir hikâye anlatıcısı da bunu yapıyor: Sana kendi hayatını anlatırken, senin hayatındaki boşlukları görünür hâle getiriyor.

Gazapizm’in hikâye anlatıcılığının gücü biraz da buradan geliyor bence. Şarkılarında yalnızca bir şey “anlatmıyor”; karakterler, evler, sokaklar, ilişkiler ve geçmişler kuruyor. Dinlediğimiz şey bir albüm olmaktan çıkıp, içinden geçtiğimiz bir hikâyeye dönüşüyor. Bu yüzden Dönmek İçin Eve’deki “ev” yalnızca Gazapizm’in evi değil. Kendi evini, kendi mahallesini, kendi geçmişini ya da kendi kaybolmuşluğunu arayan herkesin evi.

Bu aynı zamanda “Gazapizm Sokaktır” fikrinin de en sahici hâllerinden biri. Çünkü sokak burada sadece fiziksel bir mekân değil. Bir ruh hâli. İnsanların tutunmaya çalıştığı, kaybettiği, büyüdüğü, sevdiği, terk edildiği ve bazen kendini dışarıda bulduğu yer. Bu yüzden de benim kendimi en rahat hissettiğim yer aslında… Gazapizm de yıllardır bu sokağın içindeki insanları büyük laflarla değil, onların küçük hayatlarına girerek anlatıyor. Bir evin kapısından, bir anne sohbetinden, bitmiş bir ilişkiden ya da özlemekten koskoca bir hayat çıkarabiliyor. Belki de bu yüzden Gazapizm’in müziğinde kişisel olan hiçbir zaman sadece kişisel kalmıyor.

Birinin evine giriyoruz ama kendi evimizi düşünüyoruz. Birinin annesiyle yaptığı konuşmayı dinliyoruz ama kendi çocukluğumuzun sesini duyuyoruz. Birinin özlediği insana bakıyoruz ama aslında kime dönmek istediğimizi sorguluyoruz. Dönmek İçin Eve benim için tam da bu yüzden bir “eve dönüş” albümü değil.

Dönecek bir yeri olmayanların, yine de dönmek istemesinin albümü. Çünkü bazen insanın bütün hayatı eve dönmeye çalışmakla geçiyor.

Ve bence en acısı şu:
Eğer ev dediğin yer hiçbir zaman gerçekten var olmadıysa, insan nereye dönerse dönsün kendini biraz yabancı hissediyor…

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu