Cher Ami: Savaşın En Küçük Kahramanı

Savaş hikayeleri dediğimizde aklımıza genelde aynı figürler geliyor: askerler, komutanlar, cephede kahramanlık gösteren insanlar. Ama askeri tarihte öyle bir hikaye var ki, bu anlatının dışına taşarak kahramanlık fikrini baştan yazıyor, çünkü bu hikayenin kahramanı bir güvercin.
Fransızca’da “sevgili dost” anlamına gelen Cher Ami isimli güvercin, askeri tarihin en bilinen hayvanlarından biri. Ve hikayesini dinlediğinizde, bu bahsedilen ünün hiç de abartı olmadığını anlıyorsunuz.
I. Dünya Savaşı sırasında haberci güvercinler ikincil bir araç değil, doğrudan bir ihtiyaçtı. “Peki ya telsizler?” diye düşünmek çok doğal, ama cephede işler o kadar basit değildi. Hatlar sürekli kesiliyor, sinyaller güven vermiyor ve çoğu zaman en hızlı, en güvenilir iletişim hala bir kuşun uçuşuna bağlı kalıyordu.

Cher Ami, “U.S. Army Signal Corps” bünyesinde görev yapan bir posta güverciniydi. Onu diğerlerinden ayıran şey ise 1918 Ekim’inde, “Meuse-Argonne Offensive” sırasında üstlendiği tek bir görevdi.
Argonne Ormanı’nda 500’den fazla Amerikan askeri, sonradan “Kayıp Tabur” olarak anılacak bir şekilde düşman hatlarının gerisinde sıkışıp kalıyor. İletişimleri tamamen kopmuş durumda. Üstelik sadece Alman kuvvetleri tarafından kuşatılmıyorlar, aynı zamanda kendi topçuları tarafından yanlışlıkla bombalanıyorlar. Bu bombardımanı durdurmak için gönderilen güvercinlerin çoğu vuruluyor. Geriye tek bir ihtimal kalıyor: Cher Ami.
Ayağına iliştirilen mesajın şu şekilde olduğu söylenir: “276.4’e paralel yol üzerindeyiz. Kendi topçumuz doğrudan üzerimize ateş açıyor. Tanrı aşkına durdurun.”

Cher Ami havalandığı anda hedef haline geliyor. Göğsünden vuruluyor, bir gözünü kaybediyor, bir bacağı neredeyse kopuyor. Ama düşmüyor. Uçmaya devam ediyor. Yaklaşık 40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika gibi bir sürede kat ederek karargaha ulaşıyor. Mesaj yerine geçiyor, bombardıman durduruluyor ve sonuç olarak yaklaşık 194 asker hayatta kalıyor.
Cher Ami varış anında yere yığılıyor. Yaşıyor fakat ağır yaralı. Kopan bacağı kesiliyor ve yerine küçük bir tahta protez takılıyor. Gösterdiği bu cesaret nedeniyle Fransa tarafından Croix de Guerre ile ödüllendiriliyor. Cher Ami daha sonra Amerika’ya götürülüyor ve kısa sürede bir sembole dönüşüyor. 1919’daki ölümünün ardından bedeni korunuyor ve bugün hala Smithsonian Institution’da sergileniyor.
Ama belki de bu hikayeyi sadece bir kahramanlık anlatısı olarak okumak yetmiyor. Çünkü bu hikaye aynı zamanda şunu anlatıyor ki savaş dediğimiz şey bazen dev stratejilerden değil, kırılgan anlardan ibarettir. Ve bazen yüzlerce insanın kaderi, ne yaptığını bile bilmeyen küçük bir canlıya bağlı olabiliyor. Öyle ki Cher Ami ne bu görevi seçebilme kabiliyetine sahipti, ne de taşıdığı mesajı anlayabilme. Yine de, adeta bu savaş sahnesindeki rolünün farkındaymışçasına ve hedef alınmasına rağmen uçmaya devam etti. Ve bu tarihteki gelmiş geçmiş bütün güvercinler adına yeterli oldu.






