sex

Algoritmalar Kimi Arzuluyor?

Bir sabah aynaya baktığında yüzünün sana ait olup olmadığından emin olamıyorsan, sorun sende olmayabilir. Sosyal medya artık sadece neyi izleyeceğimizi değil, kimi arzulayacağımızı da belirliyor. Hangi bedenin çekici, hangi yüzün ideal, hangi yaşın kabul edilebilir olduğunu tekrar ederek öğretiyor ve tekrar edilen her şey gibi bunu da gerçekmiş gibi hissettiriyor.

Algoritmalar gri alanları sevmez; arzuyu sadeleştirir, tek tipe indirger, ölçülebilir hâle getirir. Beğeni alan beden arzulanır, görünmeyen beden silinir. Bir noktadan sonra başkalarını arzulamaktan çok, kendimizi bu beklentiye göre düzeltmeye çalışırız. Daha ince, daha genç, daha pürüzsüz olmak ister gibi yaparız. Bu yönlendirmelere kapıldıkça gerçeklikten koparız çünkü önümüze düşen bedenlerin çoğu ışık, açı ve filtre ürünüdür ama bunu bilmek maruz kalmayı durdurmaz.

Sonuçta arzu bir his olmaktan çıkar, bir performansa dönüşür; yatak odasında bile görünme kaygısı başlar. Kamera yoktur ama varmış gibi yaşanır. Üstelik bu sadece estetik bir mesele değildir. Algoritmalar tarafsız değildir; kimi görünür kılıyorsa onu arzu edilir yapar, kimi dışarıda bırakıyorsa yok sayar. Kadın bedeni daha çok denetlenir, kadın arzusu ya pornografikleşir ya da bastırılır. Böylece en çok kaybolan şey kişisel arzudur: Ne istediğimiz değil, neyi istememiz gerektiği öğretilir. Belki de yapılabilecek tek şey, arzuyu algoritmadan geri almaya çalışmaktır.

Çünkü arzu kusurlardan, temaslardan, tereddütlerden doğar; filtrelerden değil. Algoritmalar kimi arzulayacağımızı seçebilir ama neden arzuladığımız hâlâ bize ait olabilir.

Başa dön tuşu