Kulislerin Küçük Totemleri

Sahne ışıkları yandığında her şey kusursuz görünür. Müzik başlar, kalabalık bağırır, sanatçı sahnenin merkezinde durur. Ama o ana gelene kadar kulislerde çoğu zaman küçük, tuhaf ve bazen oldukça spesifik kurallar vardır.
Bunlara kimi zaman “kapris” denir. Oysa çoğu zaman bu istekler, sanatçıların sahne öncesi kurduğu küçük düzenlerdir. Bir tür zihinsel hazırlık, bazen de sadece bir kontrol mekanizması. Bazılarıysa gerçekten oldukça tuhaftır.

Mesela Van Halen turnelerinde kuliste bir kase M&M’s isterdi. Ama küçük bir şartla: içinde kahverengi M&M’s olmayacaktı. İlk bakışta bu tamamen anlamsız bir kapris gibi görünür. Fakat aslında bir güvenlik testiymiş. Eğer organizatörler kontrattaki bu küçük detayı atlamışsa, grubun dev sahne ekipmanlarıyla ilgili teknik maddeleri de atlamış olabileceği düşünülürdü. Yani mesele şeker değil, dikkat meselesiydi.

Bazı sanatçılar için ise mesele tamamen konfor. Madonna turnelerinde kulisin yeni bir klozet kapağıyla hazırlanmasını istediğiyle bilinir. Bu talep yıllardır konser dünyasının en meşhur kulis hikâyelerinden biri olarak anlatılır.
Bazıları ise sahne atmosferini daha kuliste kurmak ister. Prince bir dönem kulisinde her şeyin mor tonlarında olmasını isterdi. Perdelerden ışıklara kadar… Mor, zaten onun sahne kimliğinin en güçlü renklerinden biriydi.
Jack White ise bazı konserlerde kuliste hazırlanacak guacamole için yazılı bir tarif istemişti. Üstelik tarif oldukça detaylıydı: avokado nasıl kesilecek, domates ne kadar olacak, limon ne zaman eklenecek… Bir nevi kulis mutfağı yönetmeliği.
Katy Perry ise kulisinde pembe veya krem renkli çiçekler olmasını ister. Ama ilginç bir kural daha vardır: karanfil kesinlikle yasaktır. Neden? Bununla ilgili net bir açıklama yok. Bazen bazı kurallar sadece vardır.
Ama kulis hikâyelerinin hepsi nesnelerle ilgili değil. Bazıları tamamen zihinsel hazırlıkla ilgili.

Lady Gaga performans öncesi şovun tamamını zihninde baştan sona canlandırarak meditasyon yaptığını anlatmıştı. Işıklar, dansçılar, hareketler… her şey önce zihinde sahnelenir.
Iggy Pop ise tam tersine daha kaotik bir yöntem kullanır. Sahneye çıkmadan önce kuliste yüksek sesle bağırarak enerji topladığını söylemişti. Bir tür ilkel sahne ısınması.

Kanye West bazı turnelerinde sahne öncesi karanlık bir odada tek başına müzik dinleyerek odaklandığını anlatmıştı. Kalabalıktan tamamen uzak birkaç dakika.
Bütün bu hikâyeler gösteriyor ki sahneye çıkmadan önce herkesin küçük bir ritüeli var. Bazen bir kase şeker, bazen bir renk, bazen de sadece birkaç dakika yalnızlık.
Çünkü sahneye çıkmak ne kadar görkemli olursa olsun, o ışıkların altında duran kişi hâlâ insan. Ve insan bazen büyük performanslardan önce küçük totemlere ihtiyaç duyar.






